28 Ocak 2010 Perşembe

before sunrise

Hayatınızın en romantik anları sadece bir gece sürebilir mi? ...Aşk, tamamen bir sürpriz olarak çıkıp gelebildiğinde. ''
"bunu söylemediğime pişman olabilirim. düşün şimdi, bundan yıllar sonra evlenmişsin ve çocukların olmuş. hayatın monotonlaşmaya başlıyor, kocandan sıkılıyorsun. işte o gün geriye bakıp hayatına giren adamları düşünüyorsun. ben de onlardan biriyim. farzet ki yıllar sonra bana evet demediğine pişman oluyorsun ve yaşayabileceğin şeyleri merak ediyorsun. şimdi benimle burda trenden in ve hayır dersen neler kaçırabileceğimizi görelim."
ve bu şekilde kızı trenden indirmeye ikna eder:)kim ikna olmazki böyle birine:D

tamamen yolda yürüme ve diyaloglardan oluşan bir film. inanılmaz doğal herşey. bütün diyaloglardan sonra durdurup replikleri düşünesi geliyor insanın.


daydream delusion.limousine eyelashoh, baby with your pretty facedrop a tear in my wineglasslook at those big eyessee what you mean to mesweet cakes and milkshakes i am a delusioned angeli am a fantasy parade.i want you to know what i think.don't want you to guess anymore.you have no idea where i came from.we have no idea where we're going.launched in life. like branches in the river.flowing downstream.caught in the current.i'll carry you. you'll carry me.that's how it could be.don't you know me don't you know me by now.

gündüz düşleri
limuzin kirpikler
ah bebeğim, o güzel yüzünle
şarap bardağıma bir gözyaşı damlat şu büyük gözlerine bir bakayım
benim için anlamına bakayım tatlı pastalar ve milkshakeler
ben bir düş meleğiyimben bir fantezi geçidiyim
düşündüğümü bilmeni istiyorum artık tahmin etmeni istemiyorum
nereden geldiğimi asla bilemezsin nereye gittiğimizi asla bilemeyiz
hayatta kiracıyız nehirdeki dallar gibi akıntıya giden, akıntıya yakalanan
seni taşıyorum beni taşıyorsun işte böyle olmalı..
beni tanımıyor musun?beni şimdiye dek tanımadın mı?

ölümden hemen önceki birkaç saniyelik farkındalık anından çok korktuğunu söyler filmin bir yerinde celine gerçekten de biraz ürkünç sanırım.yani kalp krizi geçirirkenki ,boğulurkenki o belki de hayatımızın gözümüzün önünden geçtiği kısacık zaman dilimi.




bu filmi izledikten sonra viyanaya gitmek sonra döndüğümde tekrar bu filmi izleyip onların geçtikleri yollardan geçtiğimi fark etmek istedim pek fena halde.
çekilmiş en sade , temiz güzel aşk hikayelerinden biri .

--birinin senden ayrılmasının en kötü yanı nedir biliyor musun? ayrıldığın kişileri ne kadar az düşündüğünü hatırlaman ve onların seni ne kadar az düşündüklerini farketmen. biliyorsun, onların acı içinde olduklarını düşünmek istersin ama onlar "hey, gittiğin için memnunum" der gibilerdir.)

dinleme kabini sahnesi ve kafede otururlarken telefonda konuşuyor gibi yaptıkları sahne gerçekten müthiş!


günışığı herşeyi balkabağına çevirir.camdan ayakkabı ise... neyse boşver.

hemen ardındanda before sunset izlenir tabiki:)
interrail yapmayı çekici kılan ve günlük yazmayı tekrar insana hatırlatan nefis film!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder