17 Şubat 2017 Cuma

izlediklerim












Bu haftayı hiç sevemedim. Cep telefonum çalındı, rehberimi, fotoğraflarımı, bütün notlarımı, kayıtlarımı kaybetmiş oldum. Her şeyi telefonda olan biri için adeta çöküştü. Teknolojiden anlamayan, hiçbir şeyini de yedeklememiş biri olduğumdan şimdilik 3,5 numara kayıtlı telefonum ve eski tip whatsappsız mesajlaşmalarla yoluma devam ediyorum.  Bu da biraz gerekiyormuş sanırım.Bana da feci bir ders oldu.Fotoğraf makinemin de bozulmaya yüz tuttuğu şu günlerde teknolojik aletler beni çok yıprattı. Bu hafta sürekli kötü olaylar, yitirmeler duydum. Allah beterinden korusun, sağlık olsun.
1900 Efsanesi Okyanusun üstünde doğan ve karaya hiç ayak basmayan, resmi olarak hiç yaşamamış birinin hikayesi. Mutlaka izleyin.
Lizbon'a Gece Treni'ni ocak ayındaki Lizbon seyahatine gitmeden okumaya başlamıştım, ardından filmini izledim, kitaba göre o kadar hızlıydı ki sevdim mi bilmiyorum açıkçası. Bir ara yeniden izlemeyi düşünüyorum. Gezdiğim şehirlerde geçen filmleri izlemek en sevdiklerimden*-*
Buz Devrini ilk kez sevemedim, fazla zorlamaydı.
Asfalt Tango beklentilerimle alakasızdı, hiç sevemedim.
The Birds hep izlemek istediklerimdendi. Kuşlardan ürkmüyor değilim şu an.
Bab'Aziz Tasavvuf konusunda aşırı bilgisiz olduğumdan anlamakta zorlandım, birkaç defa daha izlemeliyim. Mutlaka izlemelisiniz!
Çok fazla dizi izlemeyen biri olarak bu ara dizilere sardım. Başlamamla bitirmem bir oldu. Black Mirror'u herkes mutlaka izlemeli, özellikle bazı bölümlerini. 3.sezon 1. bölüm ve 1. sezon 3. bölüm favorilerim. Hafiften paranoyak yapmadı da değil bu dizi beni. Teknoloji hem şahane hem de berbat bir şey.
Sherlock seni izlemekte nasıl bu kadar geç kaldım bilmiyorum. Diyebileceğim tek şey bir an önce izleyin!


11 Şubat 2017 Cumartesi

braşov-romanya




Bükreş-Sinaia-Sibiu-Sighişoara rotamızdaki bir sonraki durak Braşov'du. Sighişoara dan sabah çok erken saatlerde bineceğimiz tren epey gecikince Braşov daki gezimizdeki zaten gidip gitmemekte kararsız kaldığımız ünlü  Bran Castle'ı plandan çıkardık. İyiki de çıkarmışız çünkü o gün inanılmaz bir yağmur yağdı ve şemsiyelerimizi güneşin parıl parıl parlamasına kanıp bavulda bırakmıştık. Hem ileride bir gün Romanya'ya yeniden gitmek için bahane oldu*-*.Bavullarınızı 10 Lei karşılığında tren garında bırakıp 4 ya da 51 nolu otobüslere binip şehir merkezine gidebiliyorsunuz.



Şehir merkezinde Hollywood tarzı Braşov yazısıyla karşılaşıyoruz.
Şehrin en önemli yapısı Biserica Neagră; 1689 yılındaki büyük yangında yakıldığı için bu ismi alan Kara Kilise. İstanbul ve Viyana arasında yer alan bölgedeki  en büyük Gotik kilise olarak biliniyormuş. 






Arnavut kaldırımlı, renkli evleriyle Tampa Dağı'nın eteklerindeki bu küçük şehri kısa zamanda gezebiliyorsunuz.

Dünyanın en dar sokaklarından birisi olarak bilinen Strada Sforii Türkçe karşılığıyla Halat Sokağı 17. yüzyılda itfaiyecilerin geçmesi için yapılmış. 



Piata Sfatului kendisine çıkan sokak ve caddelerde pek çok kafe ve dükkanın bulunduğu şehrin ana meydanı.








6 Ocak 2017 Cuma

geçmiş zaman

Bu yılın en mutlu eden seyahati Hollanda oldu.
Ramazan Bayramındaki kemiklerimi ısıtan Balkanlar seyahatini de anmadan olmaz.
Masterpiece'de heykel yapmaya çabaladık.

Taksimden Karaköye inerken her seferinde bu vitrini görüp mutlu oldum.
Kedi kadınımla bolbol film izledik.
İzmir i özledim, daha çok gitmem gerek!!
Romanya beni şaşırttı.
Kadıköy'de oturmaya başladığımız 2008 yılından beri Modaya hiç bu kadar az gittiğim bir yıl olmamıştı. Bu yıl İstanbul'a taşınalı 10 sene olacak. 18 yaşında cahil cühela hiç bir şeyden habersiz geldiğim şehirde 10 yıl geçirmişim. O zamanki insanla şu anki arasında inanılmaz farklar var. Ama en karamsar ve umutsuz senemi geçirdim sanırım. İzmirime geri dönmek istiyorum artık. Her gün Anadolu-Avrupa yakası arasında mekik dokumaktan, kalabalıktan bıktım, her geçen gün artan ev ve kira fiyatları boşuna neden çabalayıp duruyorum ben burda dedirtiyor. Bilmem kaç zamanda bir şehrin bir yerini keşfetmeye çıkıyorum onda da kalabalıktan daral geçiriyorum, bu koca şehirde yaşamamın hiç bir manası kalmıyor, kalitesiz bir yaşamdan başka bir şey değil.
Güzel şeyler yaşarız umarım bu yıl, sağlıkla geçsin, eski seneleri aratmayan bir yıl olsun, şükretme sebeplerimiz artsın.

26 Aralık 2016 Pazartesi

yılın son filmleri

















 Bir aydan fazladır izlediklerimi not etmemişim.Çoğunu yorumlardan yola çıkarak izlediğim için çok beğendim.
Favorilerim It's a Wonderful Life, Captain Fantastic ve Julieta
Bridget Jones her zamanki gibi mutlu etti. Şeker Portakalı çocukluğumda okuduğum kitap böyle kötü değildi dedirtti, izlemeyin!