17 Haziran 2019 Pazartesi

polonya'nın renkli ve cüceli şehri wroclaw

Poznan'dan Wroclaw'a iki buçuk saatlik bir tren yolculuğu sonrası geçtik.Otobüs terminali de tren garının arkasındaki Wroclavia Alışveriş Merkezi'nin alt katında bulunuyor. Otobüs ve tren garına yakın olduğu için Apartament24 Dąbrowskiego'da kalmayı tercih ettik. İki gecelik konaklama için 278 zloti ödedik.  Market alışverişimizi yakında bulunan Biedronka isimli süpermarketten karşıladık.
Tren İstasyonu
Wroclaw yürüyerek ya da bisikletle rahatlıkla gezilebilecek bir şehir fakat biz oradayken hava çok soğuk olduğu için 24 saatlik biletlerden (11 zloti) aldık.
Polonya'nın güneybatısındaki Silezya bölgesindeki Wroclaw'da 1933'te Naziler iktidarı ele geçirdiğinde Yahudileri toplama kamplarına gönderiyor, şehirdeki Polonları ise kontrol altında tutuyorlar. Şehir 1945'te Sovyet Kızıl Ordusu tarafından kuşatılıyor. Nazilerin son kalesi olan Wroclaw Mayıs 1945'te 14 hafta süren kuşatmanın ardından Sovyetlere teslim olan son şehir oluyor. 2. Dünya Savaşı sonrasında %70'i yıkılmış bir şehir kalmış.
1980'lerin Sovyet karşıtı direnişin merkezlerinden olmuş. Sırayla, Bohemya, Avusturya ve Prusya yönetimi altında kalan şehir zengin tarihiyle, renkli Rönesans binaları, Arnavut kaldırımlı sokakları ve sokaklarında geceleri görevlilerce elle aydınlatılan gaz lambalarıyla; canlılığından ve güzelliğinden bir şey kaybetmemiş.
Şimdilerde büyük bir üniversiteli öğrenci nüfusunda sahip olan kent, 2016'da Avrupa Kültür Başkenti seçilmiş. Polonya’nın 4. büyük şehri ve en güzel şehirlerinden biri olan Wroclaw; 12 ada ve 120 köprü ile Odra nehrinin üzerine kurulduğu için şehre Polonya’nın Venedik’i de deniliyor.


Gotik tarzda bir kilise olan St Elisabeth Kilisesi; şehrin merkezinde, Market Square'in köşelerinden birinde yer almakta. Kulesi 130 metre yüksekliğiyle Avrupa'nın en yüksek kiliselerinden biriyken meydana gelen tahribatlardan dolayı, kilisenin kulesi şu an 90 metre boyunda.



Wroclaw'ın 2. Dünya Savaşı'nda büyük bir kısmı yıkılıp tahrip olmuş.Şehrin kalbi olan Market Square neredeyse tamamen yenilenmiş ve şu anda bar, restoran veya mağaza olarak kullanılan muhteşem binalarla dolu.
Zdroj Fountain
Meydana 1996 yılında inşa edilen çeşme zamanın belediye başkanının soyadından ismini almakta. Açılan yarışma sonrası Güzel Sanatlar Akademisi'nden Prof. Alojzy Gryt'in kazanan projesi inşa edilip meydana yerleştirilmiş.
Wroclaw'ın en tatlı yanlarından biri de şehrin her yerinde şimdilerde sayıları dört yüze yaklaşan cüce heykeli bulunması. Aslında cüceler şehir tarihinde önemli bir dönemin sembolik bir hatırlatıcısı . Turuncu Alternatif, 1980'lerde başlayan Sovyet karşıtı bir direniş hareketiymiş. O zamanlar, bir grup üniversite öğrencisi, komünizmin konuşmalar ve toplantılar konusundaki sansürlerini protesto etmek istemiş; ancak eğlenceli, alaycı, şiddet içermeyen bir şekilde. Öğrenciler sokaklara çıkıp cücelerin tablolarıyla komünist propagandayı protesto etmişler.  Tabii ki, bu tür alaylar rejimi kızdırmış. İnsanları protesto hareketine sokmak için öğrenciler, komünist rejim sırasında Polonya'da karşılaşılması giderek zor olan bir şey olan tuvalet kağıtlarını üniversitelerden çalarak halka ücretsiz tuvalet kağıdı da vermeye başlamışlar. 1 Haziran 1988'de 10.000 protestocu turuncu konik cüce şapka takıp  sokaklara dökülmüş. İnsanlar olaya Cücelerin Devrimi demeye başlamışlar. Devrimin bu tuhaf tarzı dünya çapında uluslararası haberlere yol açmış.

Şehir artık cüceleri bir özgürlük sembolü olarak görmeye başlamış. Bu yaşananlar, dünyada bir şeyleri protesto edenlerin mutlaka bir fark yaratmak için şiddet kullanmaları gerekmediğini gösteren çok önemli bir hareket olmuş.
Şehre ilk bronz cüce heykeli 2005 yılında yerleştirilmiş. Şehrin her yerinde sayıları 400'ü bulan 20-30 cm boyunda cüceler bulunuyor. Şehri gezmeyi daha eğlenceli hale getirmek için cüce haritaları yapılmış,  internet sitesi kurulup mobil uygulama bile üretilmiş.
Gotikten Art Nouveau tarzına kadar uzanan ve pastel renklerle boyanmış güzel binalarla çevrili bir Orta çağ meydanı olan Market Square'i de ziyaret edip meydanda ve çevresinde gördüğümüz hemen hemen her şeyin, 1945 Kuşatması'ndan sonra sıfırdan inşa edildiğini düşününce insan daha çok hayran oluyor.


Town Hall of Wroclaw
Pazar Meydanı'ndaki ana simge yapı, şu anda Burjuva Sanat Müzesi'ne ev sahipliği yapan Gotik bir yapı olan eski belediye binası. 13. yüzyılın ilk yarısında inşa edilmiş.


Nasza Paczkarnia
Çikolata, nutella, elmalı gibi çeşitleri olan, dolgulu; ince şekerli bir kremayla kaplı donut benzeri çörekleri bulabileceğiniz yerel tatlıcı.


University of Wroclaw 
Barok stiliyle inşa edilmiş şahane kapıları olan mimarisi insanı kendine hayran bırakan bir yapı . 1728'de inşa edilmiş görkemli binaları onca badireye rağmen halen ilk günkü gibi gösterişli.

Mathematical Tower
Matematik Kulesi, Wrocław Üniversitesi'nin bir parçası ve tartışmasız kentin en iyi manzaralarından birine sahip.










Most Tumski
Oder Nehri üzerine kurulmuş 1889'da inşa edilmiş mavi-yeşil çelik köprü.




Köprüye isimlerin yazılı olduğu kilitleri asma geleneği burada da var. Eskiden aşıkların buluşma yeri olan köprüden anahtarları nehre atıp  aşkınızı sonsuza kadar kilitleyebilirsiniz.

    

The Cathedral of John the Baptist
Ostrów Tumski (Katedral Adası) adı verilen bir bölgede bulunuyor. Burası aynı zamanda şehrin kurulmaya başlandığı, Wroclaw'un en eski kısmı.


Polonya'dan alınabilecek en güzel şeylerden biri kesinlikle porselenler. Fiyatlar biraz yüksek ama desenleri insanın kalbini çalıyor.
Katedra św. Marii Magdaleny we Wrocławiu-St. Mary Magdalene Kilisesi 
13. yüzyılda kurulan merkezi Pazar Meydanı'na yakın, Szewska ve Laciarska caddesi arasında yer alan gotik bir kilise. 
Kuleleri arasında bulunan yerden 46 m yukarıdaki açık hava köprüsü 'Penitents' Köprüsüne çıkıp  Eski Şehir'in heyecan verici manzarası görülebilir.
Market Square'a bir sokakla bağlı olan, eskiden tuz ticareti yapılan ancak şu anda bir çiçek pazarına ve sıra sıra renkli binalara ev sahipliği yapan olan Tuz Meydanı– Plac Solny. 





Memorial to Slaughtered Animals 
Stare Jatki'de bulunan bu sokakta Ortaçağ'da insanlar et ticareti yapıyorlarmış.Katledilen hayvanları hatırlatması için yapılan bu anıt 1997 yılında inşa edilmiş. Bir kaz, iki domuz, bir tavşan ve bir keçiden oluşan heykel topluluğunda her bir heykel farklı bir sanatçı tarafından yapılmış. Günümüzde Wroclaw’un sanatçılarının burada sanat galerileri ve stüdyoları var. Bazıları ise  kırtasiye ve hediyelik malzemeleri satan çeşitli dükkanlar.


Sand Bridge


Dışarıdan sanki eski bir tren istasyonuna benzeyen Hala Targowa.
Cenaze çiçekleri, meyve ve sebzeler,  unlu mamüller, şarküteri ürünleri, hediyelik eşyalar ... Marketlerin biraz üstünde fiyatlara aklınıza gelebilecek her türlü şeyi bulabileceğiniz harika bir pazar yeri.
Anonymous Pedestrians-Anonim Yayalar. 
1981’deki Savaş Yasası’nın yürürlüğe girmesi sırasında kaybolan kişileri temsil ediyor. Jerzy Kalina tarafından tasarlanan yolun bir tarafında yer altında yavaş yavaş kaybolan yedi heykel yer alırken,  yolun diğer tarafında kaldırımdan bir diğer yedi yaya çıkmakta.

Polonya yıllardır gitmek istediğim yerlerden biriydi. Havanın soğukluğu biraz yorucu olsa da bizim için Almanya ve Çekya arasında güzel bir geçiş rotası oldu.