8 Ağustos 2017 Salı

bled gölü

THY 119 dolara kampanya yapınca, uçak saatleri de cuma akşam gidiş, pazar akşam dönüş olunca ilkbaharda dayanamayıp Ljubljana biletini kapıverdim. Cumartesi sabahı internette dolanan 'Ölmeden önce görmeniz gereken yerler' listelerinde yer alan; ortasında beyaz küçük bir kilise olan, üstünde kuğuların gezdiği turkuaz rengindeki Bled Gölü'ne gittik.
Ljubljana Tren İstasyonu'nun önünde; otobüslerin kalktığı yerden Bled Gölü otobüsüne yaklaşık 7 euroya tek yön bilet alıp 1saat 20 dakikada Bled'e varıyoruz.
Hava kapalı ve gri olsa da bu puslu görüntünün de ayrı bir güzelliği var.

Bled’te Neler Yapılır?
  • Gölün çevresi yaklaşık 5 km. Biz yavaş yavaş yürüyüp banklarda oturup manzaranın keyfini çıkara çıkara gölü her açıdan  görüp çevresini turladık. 
  • Gidiş dönüş bir saat süren, otuz dakika da adayı gezmek için serbest zaman verilen, toplam 1,5 saat süren, “Pletna” adı verilen kayıklarla 16 euroya kıyıdan adaya gidilen tura katılabilirsiniz. Bled Adası'ndaki 15’inci yüzyılda yapılan Cerkev Marijinega Vnebovzetja Kilisesi'nin 99 basamağını damadın gelini kucağına alarak kiliseye kadar çıkarması geleneği varmış.
  • Vila Prešeren'de içi kremalı, dışı milföyden yapılan Bled'in geleneksel keki kremsnitayı denemelisiniz.
  • Gölün kıyısında 140 metre yükseklikte , sarp bir kayalığın üzerindeki  Bled Kalesine çıkabilirsiniz.10€
  • Biz türlü sebeplerden çıkamadık ama yaklaşık yarım saat-bir saatlik bir yürüyüşle Mala Osojnica, Velika Osojnica  ve Mala Osinija isimli tepelere çıkıp internette dolanan o muhteşem Bled fotoğraflarından bir tane de siz çekip, doğanın muhteşemliğine bir de o noktalardan tanıklık edebilirsiniz.
  • Vila Bled'in bahçesine dalıp biraz yukarılardaki  muhteşem manzaralı bankına oturup, kiliseden gelen çan sesleri eşliğinde insanı en çok mutlu eden şeyin doğanın ta kendisi olduğunu yeniden fark edebilirsiniz.























25 Temmuz 2017 Salı

Kısa sürede Bursa'da ne yapılır?





Sabah Gölyazı'yı gezdikten sonra  Bursa Merkez'e doğru yol aldık.
Misi Köyü
Dere kenarında çay bahçeleri olan, bir sokağında restore edilmiş evleri olan Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı Gümüştepe Mahallesi aslında burası. Bursa Merkez'e 15 dakika mesafede.
Çocuk Kütüphanesi ve Misi Kadınları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'nin Restoranı var.
Küçük bir yer, biz etrafta dolanıp ayrıldık.

İnkaya Çınarı
Bursa'ya gidince mutlaka görülmeli dediklerimden oldu bu ulu çınar. Türkiye'nin en yaşlı -610 yıllık- ve en büyük ağaçlarından Tarihi İnkaya Çınarı'nın olağanüstü heybeti karşısında şaşıp kalıyor insan. Kaymak, bal,fındık, fıstık ve çeşitli meyvelerden oluşan meyve tatlısını muhakkak deneyin.

Bursa denince akla yemek olarak ilk iskender gelebilir ama  Kayhan Çarşısı'nın içindeki Yeşil Pideli Köfte'de bir kez köfte yedikten sonra tadını unutamayacağınıza eminim. Ben et sevmeyen halimle bile memnun kaldım.
Kozahan'a da uğrayıp 19 Mayıs'ta Bursa'ya günübirlik yaptığımız gezinin sonuna geliyoruz.

yarım günde amasya merkez


Kampanyadan aldığımız biletlerle nisanın ilk hafta sonu hızlı bir Amasya-Tokat gezisi yaptık. İlk gün Amasya'da özellikle epey yağmurlu ve rüzgarlı bir hava vardı. Neyse ki aralarda yağmur durdu güneş çıktı, hava ıpılık oldu ve gezebildik.
Merkezde inip öğlen için asıl gezi rotamız Tokat'a otobüs biletlerimizi alıyoruz; yağmur artıyor, kahvaltı için Yeşilırmak kenarındaki kafelerden birine oturup leziz bir kahvaltı edince keyfim yerine geliyor. Dışarı çıkıp selfie çeken şehzadenin yanına gidiyoruz ki telefonunu alıp götürmüşler, bizim telefonlarla hep beraber bir selfie çekip nehir kenarından yolumuza devam ediyoruz.






Dünyanın ilk coğrafyacısı olduğu ve Amasya'da doğup öldüğü bilinen Strabon (MÖ 60 – MS 24)'un heykeli.
 Bir işe elimizi attık mı onu da abartmadan bırakmayız. Nehir kenarı sıra sıra heykellerle dolu, neyse ki heykelleri severim.

Amasya Belediyesinin sitesinde Ferhat ile Şirin'in hikayesi şöyle anlatılmış:
Efsaneye göre Ferhat meşhur bir nakkaştır. Sultan Mehmene Banu, kız kardeşi  Şirin için yaptırdığı  köşkün süsleme işini  Ferhat’a verir.  Ferhat köşkte çalışırken Şirini görür ve birbirlerine sevdalanırlar. Ferhat Sultan’a  haber salarak Şirin’i istetir. Sultan kız kardeşini vermek istemez. Ferhat’ı oyalamak için, Elma Dağı’nı delip şehre su getirmesini şart koşar. Ferhat Şirin’e olan sevdasının verdiği aşkla, dağları delmeye başlar.

Mehmene Banu dağı delip, şehre suyu getirmek üzere olan Ferhat’ın yanına yaşlı dadısını göndererek Şirin’in öldüğü haberini ulaştırır. Ferhat bu acı haber üzerine elinde tuttuğu külüngü havaya atar. Düşen külünk Ferhat’ın başına isabet eder ve Ferhat ölür. Ferhat’ın acı haberini alan Şirin, korku ve heyecanla olayın geçtiği kayalığa gelir. Ferhat’ın öldüğünü görünce bu acıya dayanamaz ve kayalıklardan yuvarlanarak, orada can verir. Her iki sevgiliyi can verdikleri kayalıklarda yan yana gömerler.

Kapılar, lahitler, topraktan testiler, İslami döneme ait kitabeler sergileniyor.
 Müzenin en ilginç yanı 14. yüzyıldan kalan mumyaların sergilenmesi. 14'üncü yüzyılda İlhanlılar Dönemi'nde iç organları ile mumyalanan ve hem Türk, hem de Müslüman 6 adet mumya var bu müzede. Ben ürktüğüm için fotoğraflarını da çekmeden usulca o salondan çıktım.
 Giriş 5TL, Müzekart ile ücretsiz.


2. Beyazıd Külliyesi ve hemen yanında Maket Amasya Müzesi.
Biz gittiğimizde tamirat olduğu için kapalıydı ancak Amasya’nın yüz yıl önceki hali küçültülerek yeniden inşa edilmiş.1914 yılında çekilmiş bir fotoğraftan esinlenerek yapılan makette şehrin gece ve gündüzü yaşatılıyormuş.

Manzaraya karşı Türk kahvesi. Bayılırım.






Şehzadeler Müzesi 
Alt katta Amasya'da valilik yapan fakat sultan olamayan 5 şehzadenin, ikinci katında ise tahta çıkan 7 Osmanlı padişahının; Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet, 2. Murat, Fatih Sultan Mehmet, 2. Bayezid,Yavuz Sultan Selim ve 3. Murat'ın bal mumu heykelleri var.  Küçücük bir müze burası. Giriş 3 TL.







Amasya Saat Kulesi
1865 yılında Amasya Valisi Ziya Paşa tarafından yaptırılmıştır. 1938 yılındaki depremde yıkılmış, 1940 yılında Yeni Köprü  yapılırken yıktırılmış, 2002 yılında aslına sadık kalınarak yeniden inşa edilmiş.
Buraları gezdikten sonra çılgınca bir yağmur ve fırtına başladı, biz de Amasya Valiliğinin yanındaki Belediye Çay Bahçesine sığınıp yağmurun dinmesini bekleyip Tokat otobüsüne geçtik.