21 Aralık 2011 Çarşamba
20 Aralık 2011 Salı
ikifilm.
waiting for forever-ailesini kaybedişini bir türlü unutamamış, hala çocukluk aşkını düşünen pijamalarıyla gezen bir jonglör, yıllarca ilk aşkını takip ettikten sonra en sonunda ona hislerini açıklamaya karar verir.filmin genel konusu bu şekilde ancak inanılmaz yavaş ilerliyor ve boğucu bir havası var.
la chance de ma vie-çok ama çok eğlenceli fransa belçika ortak yapımı film.çocukluğundan beri kızlarla her yakınlaşması hüsranla bitmiş, birlikte olduğu kişilere türlü uğursuzluklar getiren bir evlilik terapisti artık yeni ilişkilerden uzak durmaya çalışırken güzel bir tasarımcıyla tanışır ve olaylar tabi ki yine sarpa sarar.
14 Aralık 2011 Çarşamba
ve hep birlikte soldan çıkarlar
bu sene gittiğim oyunlardan memnun olmam zor gözüküyor.buna tiyatro oyunu demem bile mümkün değil sanki.
sürekli zaten önceden çekilmiş ekranlarda dönen görüntülere dönülüyor, arada iki bişey söylenip dans ediliyor sonra yine...
bir tek manisa kısımlarında eğlendim.
10 Aralık 2011 Cumartesi
drift away
benim gibi tepe home a girince her şeyi ceplerine doldurup kaçası gelen insanlar var mıdır acaba?
orada çalışmak asla istemezdim, geriye maaş diye bir şey kalmazdı heralde.
satılan en küçük parçaya kadar her şey mi bu kadar sevimli olur!bir de girdiğiniz anda sizi enfes kokularıyla karşılayan yankee candle mumları girişe koyup kalbimi iyice fethediyorlar.ben orada kalakalıyorum.
onlarca çeşit enfes kokan mumla beraber bende eriyorum.
dayanamayıp alınan porselen mum aksesuarı da yeniyıl için küçük bir şımarıklık hediyesi.^_^
9 Aralık 2011 Cuma
hugo
birsürü ödüller almalı!kesinlikle senenin en iyi filmlerinden.ilk sahneden itibaren bir masalın içine giriyormuş gibi hissettim.kar altındaki paris manzarası,garın içindeki uzun tüneller,ilk çekilen filmlere göndermeler... mis gibi bir film.tadı damağımda kaldı, salondan çıkmak istemedim resmen.otomaton epey ürkütse de özellikle hugonun gördüğü rüyadan sonra, Georges Méliès in hikayesini öğrenmek beni çok mutlu etti .filmde gösterilen star film company inanılmaz büyülü bir yerdi.kitabını okumak istiyorum en yakın zamanda.ah bir de fransızca olsaymış film!
filmlerin en çok kullanılan müziği olmalı erik satie.iyiki de kullanıyorlar.
7 Aralık 2011 Çarşamba
kasvetli filmler,leziz tatlılar
Batı Şeria’daki Nablus’ta çekilen filmde işgal altında yaşamaktansa mücadele yolu olarak bir şekilde ilgi çekmek için, canlı bomba olmayı kabul eden iki genç oto tamircisinin yirmidört saat gibi bir zaman dilimini anlatıyor.
''Topuklarım acıyor. Kafam nerdeyse bir ton. Tüm bedenim bir tür dalgıç elbisesiyle kaplı …
Şimdiki görevim, deniz kazasında ıssız bir yere düşmüş birinin, yalnızlık kıyılarındaki hareketsiz yolculuklarını yazmak…''
Şimdiki görevim, deniz kazasında ıssız bir yere düşmüş birinin, yalnızlık kıyılarındaki hareketsiz yolculuklarını yazmak…''
tatlı konusunda son dönemde kendimi aşmış durumdayım.haftanın beş günü pasta yemek gibi alışkanlıklar edindim.özsüt zaten hep vazgeçilmezlerim arasındaydı, beyaz fırının vitrinine iki saniye gözünüzün kayıpta bir şey almadan geçmeniz ne mümkün!çilekli trifle ve adını bilmediğim makaron ötesi bir tatlı:)yeni yıl yeni kilolarla gelecek gibi gözüküyor:)
6 Aralık 2011 Salı
Neden bu kadar kötümsersin ?
-Sen neden değilsin ? Çevrene bakmıyor musun ? En mutlu görünenlerine bile ? Bütün bunlar üç oda, bir mutfak, iki çocuk düşü ile başlıyor. Sonra? Haydi bayanlar, baylar! Bu fırsatı kaçırmayın. Siz de girin, siz de görün. Üç perdelik dram. Birinci kısım:dağlar dümdüz. İkinci kısım: ne çok tepe! Üçüncü kısım : ova batak. Bugünlük bu kadar baylar. iyi geceler. Yarın gene bekleriz.
Aylak Adam / Yusuf Atılgan
-Sen neden değilsin ? Çevrene bakmıyor musun ? En mutlu görünenlerine bile ? Bütün bunlar üç oda, bir mutfak, iki çocuk düşü ile başlıyor. Sonra? Haydi bayanlar, baylar! Bu fırsatı kaçırmayın. Siz de girin, siz de görün. Üç perdelik dram. Birinci kısım:dağlar dümdüz. İkinci kısım: ne çok tepe! Üçüncü kısım : ova batak. Bugünlük bu kadar baylar. iyi geceler. Yarın gene bekleriz.
Aylak Adam / Yusuf Atılgan
3 Aralık 2011 Cumartesi
opera komik
bu sene tiyatro sezonunu açmakta epey geç kaldım ve keşke bu oyunla açmasaydım.opera komik; 19.yüzyılın Paris’inde Bizet'nin yeni operası Carmen sürüp giderken, arka tarafta fuayede ve localarda yaşananları anlatıyor. oyunun metni eğlenceli olsun diye uğraşılmış ancak bana göre hiç olmamış.açıkcası yanımdaki teyze pek çok yerde koparken ben hiç gülemedim, kötü ve başarısız espriler vardı çokca.ayrıca viviane rolündeki oyuncunun gülüşü inanılmaz rahatsız ediciydi.
devlet tiyatrosu kalitesini iyice düşürmeye mi başladı diye endişelenmeye başladım.
2 Aralık 2011 Cuma
de vrais mensonges
izlediğim en eğlenceli fransız filmlerinden.şahane bir ortam, eğlenceli bir senaryo, bir de üstüne audrey tautou varsa zaten filmin güzel olması kaçınılmaz.kendisi oyunculuğu bırakmak istediğini açıklasa da umarım dönemlik kriz söylemlerinden biridir, bir teoman vakası daha yaşamak hiç hoş olmaz. filmde bütün oyuncuların mimiklerine bayıldım; özellikle judith chemla ve sami bouajila inanılmaz tatlılardı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













