22 Mart 2016 Salı

segovia


Madrid'e kadar gelmişken yakınlarda bir kaç şehri görmeden dönmeyelim dedik.
Su kemerleri , masalsı kalesiyle Segovia ilk günübirlik gezi rotamız oldu.
Moncloa istasyonuna metroyla gidip oradan kalkan  Sepulvedana firmasıyla bir saat on beş dakika süren  otobüs yolculuğuyla kişi başı gidiş dönüş 14€ vererek şehre vardık.
Otobüs terminalinden inip turuncu-sarı tonlarının hakim olduğu şehirde yürümeye başlıyoruz.
Neredeyse tüm binaların dışları motiflerle süslü.

700 m uzunluğunda yaklaşık 30 m yüksekliğindeki MS. 1. yy civarında çimento ya da harç kullanılmadan yapılan kemerler tüm etkileyiciliğiyle bizi karşılıyor.

Kemerlerin yukarısına doğru çıkan merdivenleri tırmanıp şehre biraz yukarıdan bakıp yola devam ediyoruz.





Harita kullanmadan tabelalara baka baka merkeze doğru gidiyoruz.
Yürüye yürüye Plaza Mayor'a ve Gotik yapıda inşa edilmiş Katedral'e varıyoruz.

Her yer sessiz sakin.Kışın gezmenin en güzel yanlarından biri de bu.






















Disney'e ilham veren kasabanın kıyısında Eresma Nehri vadisine tepeden bakan Alcazar dar kuleleri ve olağanüstü ihtişamıyla insanı kendine hayran bırakıyor. 


Alcazar civarından ayrılıp merkeze geri dönüyoruz.







Şehirden ayrılmadan kemer civarındaki Farrgi'den kocaman bir dondurma alıp terminale doğru yürüyoruz.


Dönüş biletini açık almıştık, terminaldeki küçük ofisten 15 dk sonra kalkan otobüste yer olduğundan hemen o saate biletimizi ayarlayıp Madrid'e dönüyoruz.
Böyle küçük şehirlerde katedral ,müze vs. girmek yerine sokaklarda avare avare dolanmayı seviyorum. Bize şehri gezmek için üç-dört saat yeterli oldu.


17 Mart 2016 Perşembe

kırmızı saçlı kadın


Gençliğinde bir ideal için birlikte heyecanla kitap okuduğu kızla daha sonra evlenmek,babama göre en büyük mutluluktu.Bir başkasının mutluluğundan söz ederken babam bir keresinde anneme böyle demişti.

Uzun bir süre kimseyle konuşmadım; içime döndüm. Dünya ile arama uzaklık koydum. Dünya güzeldi, içim de güzel olsun istedim. İçimde bir suçluluk, hatta kötülük yokmuş gibi yaparsam, yavaş yavaş kötülüğü unuturdum. Böylece hiçbir şey olmamış gibi yapmaya başladım. Hiçbir şey olmamış gibi yaparsanız ve gerçekten de hiçbir şey olmuyorsa, hiçbir şey olmaz sonunda.

6 Mart 2016 Pazar

bir psikiyatristin gizli defteri

Sosyopatlar, ya da psikiyatristlerin deyişiyle “antisosyal kişilikler” şahsi kazanç uğruna yaşamboyu aldatmaca sergilerler. Pişmanlık ve empatiden yoksundurlar ve başkalarını incitme ve kötü davranmayı rasyonelleştirmede sihirbaz gibidirler.
İnsanlar genelde sosyopatların hırsız, cani veya katil gibi alışılmış suçlular olduğunu düşünür. Oysa zeki sosyopatlar bazen hiç yakalanmazlar ve büyük şirketlerin, milyar dolarlık saadet zincirlerinin başına geçerler. Bir işte dikiş tutturamayan, uzun vadeli ilişki sürdüremeyen ve sonunda çoğunlukla kendini hapiste bulanlar, genelde yeterince organize olmayı bilmeyen sosyopatlardır.

3 Mart 2016 Perşembe

aşiyan tevfik fikret müzesi




 Hafta sonları da olmasa şu hayat nasıl geçer bilmiyorum. Farsça kuş yuvası anlamına gelen Aşiyan daki Tevfik Fikret Müzesi'ne bunca zaman neden gitmemişim bilmiyorum. 
Evin önündeki banklara oturup manzarayı seyredince insan zamanın oracıkta durmasını istiyor.
Tevfik Fikret'in projesini kendi çizip 1906-1915 yılları arasında yaşadığı ev; hayallerindeki ev nedir diye sorsalar işte burası diyeceğim muhteşemlikte. 
İçerisinde fotoğraf çekmenin yasak olduğu müze pazartesi günleri hariç her gün 09:00-16:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.